SURELERİN SIR VE FAZİLETLERİ
Anasayfa | Etiket Arşivi: namaz (sayfa 2)

Etiket Arşivi: namaz

Yasin Suresi’nin Sırları Hakkında Rivayetler

Yasin Suresi'nin Sırları Hakkında Rivayetler

Hazreti Ali (k.v.) şöyle demiştir: "Her kim Yasin suresini bir kağıda (misk ve safranla) yazar (ve yazılar kağıttan silininceye kadar suda beklettikten) sonra o suyu içerse, bütün sıkıntılarına ve hastalığına şifa olur, içine bin rahmet ve bin bereket girer, bin deva girer ve ondan bin hastalık da çıkar."(1) Bu sureyi misk ve safranla yazıp su içinde yazılar silininceye kadar beklettikten sonra içerse, kalp katılığına ve sıkıntısına karşı bi-iznillah şifa olur. Her kim bu sureyi yazar ve zemzem dolu bir kabın içine koyar ve 7 gün boyunca dua edip aç karına içmeye devam ederse. Allah’ın yardımıyla zihni açılır. Her kim Fatiha, Ayetü’l-Kürsi, Yasin ve Felak-Nas surelerini misk ve safranla yazar, yağmur suyu içinde yazılar silininceye kadar beklettikten sonra şifa niyetiyle içerse, bi-iznillah hastalıklarına şifa olur. Meyyit kefenledikten sonra veya kabri başında okunursa, kabir suali kolay ve (varsa) azabı hafif olur. her kim bu sureyi okursa, 20 nafile hac sevabı verilir. Her kim O’nu dinlerse, sanki Allah yolunda 100 dinar sadaka vermiş gibi sevaba ulaşır. Her hangi bir sıkıntısı olan bu sureyi okumakla o sıkıntısına çare bulur. Bir şeyden sakınan ve korkan kimse, bu sureyi, okumak suretiyle korktuğundan kurtulur. Ölüm hastalığında olan bir kişinin yanında Yasin suresi okunursa, suya kanmış olarak vefat eder. İhtiyacını göreceğini umduğu kişinin yanına varmadan önce 25 kere okunursa, saygı ve sevgi görür, ihtiyacı karşılanır. Gece yarısından sonra 40 defa okuyup dua edenin, muradı gerçekleşir. Her kim yasin suresini 70 defa okursa, kapalı olan bütün hacet kapıları ona açılır. Her kim hangi nbiyet için 500 defa Yasin Suresini okursa, Allah’u Teala’nın izniyle muradına erişir. 1499 kere okuyan, ummadığı lütuf ve ihsana ulaşır. Yasin Suresinin 58. ayeti kerimesi olan "Selamün Kavlen mir-Rabbir-Rahîm" her gün bir bardak suya "Besmele" ile 818 kere okunup da, ruh hastasına içirilirse, Allah’u Teala’nın izniyle şifa bulur. Yasin Suresi, kendisini okumayı vird haline getiren kimseye ...

Devamını Oku »

Kehf Suresinin Fazileti

Kehf Suresinin Fazileti Hakkında Hadisi Şerifler

Kehf Suresinin Fazileti Hakkında Hadisi Şerif ve Rivayetler Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Her kim Kehf suresinin başından üç ayet okursa Deccal fitnesinden korunur."(1) Deccalden maksat, kıyametin büyük alametlerinden olmak üzere, kıyamete yakın ortaya çıkacağı mütevatir derecesinde haberlerle sabit olan deccaldir. O, uluhiyet iddiasında bulunacak ve birtakım harikalar (istidrac) gösterecektir. Yeryüzündeki en büyük fitne, deccal fitnesidir. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Kim Kehf suresinin başından on ayet ezberle(yip okumaya devam ede)rse, deccalin şerrinden emin olur (korunur). Her kim Kehf suresinin son on ayetini okursa ve sonrada deccal çıksa, ona asla zararı dokunmaz."(2) Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Her kim uyuyacağı zaman Kehf suresinin sonunu (veya son 10 ayeti) okursa o kişi için kıyamet gününde başından ayağına kadar nur olur."(3) Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: " Her kim yatacağı vakit Kehf suresinin son ayetini okursa, o kişi için yattığı yerden Mekke’ye kadar parlayan bir nur olur ki, o nurun içi meleklerle doludur. O melekler, o kişi yattığı yerden kalkıncaya kadar ona dua ederler. Eğer yattığı yer Mekke’de ise, bu ayeti okuduğu zaman yattığı yerden Beyt-i Mamur’a kadar parıl parıl parlayan bir nur ona ihsan edilir ki, o nurun içi meleklerle doludur. O kişi uyanıncaya kadar o melekler kendisine dua ve istiğfar ederler."(4) Belirli bir saatte uyanmak isteyen kimse, Kehf suresinin ilk ve son 10 ayet-i kerimelerini yatmadan önce okursa, Allah’u Teala üç melek indirir, onlar onu namaza kaldırırlar, Namazı kılıp; "Allah’ım! senin katında en değerli ve en sevgili vakitler hangileriyse, beni o vakitlerde uyandır. Beni, Senin katında en güzel olan işlerde çalıştır. Beni Sana yaklaştıracak ve fazlası ile Sana yakın kılacak işlerde kullan. Beni, Senin gazabına neden olabilecek şeylerden de sonsuza dek uzaklaştır. Allah’ım! Senden diliyorum ki, Bana veresin. Çünkü ancak Sen verirsin. Senden mağfiret diliyorum ki, bağışlanayım. Çünkü ancak Sen bağışlarsın. Sana ...

Devamını Oku »

Kuran-ı Kerim’den Nasiplenmek

Kuran-ı Kerim ile Nasiplenmek

Zaman hızla geçip gidiyor. Günler, aylar derken bir de bakıyoruz ki yıllar geçmiş, ömrümüzün büyük bir kısmı tükenmiş. Hızlı bir akışın içinde geçiyor günlerimiz. Eğer dikkat etmez, toparlanmaz, zaman muhasebesi yapmazsak aldanıp gidiyoruz. Kur’an-ı Kerim eğitimi ülkemizde eskiden beri yaz aylarında yoğunluk ve yaygınlık kazanıyor. Kurslar açılıyor, camilerde eğitim veriliyor. Bunları bir fırsat bilip çocuklarımızı bu kurslara yönlendirmeliyiz. Bu hayırlı kapıdan, hidayet menbaından çocuklarımızı mahrum etmemeliyiz. Çocuklarımıza rehberlik edecek bizleriz. Öyleyse hak ve hakikati tanımada onlara imkan ve fırsat sağlamalıyız. Başta kendimiz uygulayarak onları hayırlı amellere yönlendirmeliyiz. Ancak bu şekilde hem kendimizi hem de onları dünya ve ahiret ateşinden koruyabiliriz. Müslüman için Kur’an-ı Kerim asla ihmal edilemeyecek kadar önemlidir, mücellâ dinimizin temelidir. Öncelikle ibadetlerimiz Kur’an’sız olmaz. Kur’an-ı Kerim’i öğrenmeliyiz ki namazlarımızda kıraatimiz doğru olsun, namazlarımız Rabbimiz indinde kabul buyurulsun. Çünkü kıraat namazın farzlarındandır. Sonra Kur’an-ı Kerim rehberimizdir. Fahr-i Kainat Efendimiz s.a.v. buyurmuştur ki: “Size iki şey bıraktım, bunlara sarılırsanız sapmazsınız. Bunlar Allah’ın kitabı ve benim sünnetimdir.” (Buhârî) Ayrıca Kur’an-ı Kerim okumak büyük mükafat vesilesidir. Bu yüzden Kur’an-ı Kerim hatmi ilk Sahabe-i Kiram efendilerimizden bu yana müminlerin çok önem verdiği, alışkanlık haline getirdiği hususlar arasında yer almıştır. Büyüklerimizden Abdurrahman Tâhî k.s. hazretleri evlerde sesli Kur’an okumanın zulmeti kardıracağını buyurmuştur. Kur’an-ı Kerim mümin için bir duadır, şefaat vesilesidir. Kişi Kur’an okudukça dua etmiş, Rabbine yaklaşmış olur. Cenab-ı Mevlâmız, müberra kitabımız Kur’an-ı Kerim hakkında şöyle buyurmuştur: “Ona ne önünden ne ardından bâtıl yaklaşamaz. O herkes tarafından övülen ve hikmet sahibi olan Allah’tan indirilmiştir.” (Fussilet, 42) Fahr-i Kainat Efendimiz s.a.v. de şöyle buyurmuştur: “Kur’an ehli kimseler, Allah’ın ehli ve has kullarıdır.” (İbn Mâce, Nesâî) Bir seferinde Efendimiz s.a.v. buyurur: – Demir paslandığı gibi kalpler de paslanır. Bu söz üzerine sorulur: – Ey Allah’ın Rasulü, öyleyse kalplerin cilası nedir? Allah Rasulü s.a.v. şöyle cevaplar: – Kur’an okumak ve ölümü hatırlamaktır.” (Beyhakî) İmam Gazalî rh.a. Kur’an-ı ...

Devamını Oku »